Scroll to top
© 2019, b.i.r Agency | Brand in Royalty
Share
en tr

Sinema Filmi Yapımında; Film Finansmanı, Sponsorluk ve Marka Yerleştirme, Bölüm 3

Film Yapımında; Film Finansmanı, Sponsorluk ve Marka Yerleştirme başlıklı konumuza devam ediyoruz. Bu blog yazımızla yeni karşılaşan okurlarımız için dünyada filmler nasıl yapılıyor, dünyada ki en büyük firmalar ya da büyük bütçeli bağımsız filmler nasıl yapılıyor, filmlerin finansmanı nasıl oluşuyor ve yatırımlarını nasıl gerçekleştiriyorlar gibi birçok sorunun cevapları hakkında bilgiler paylaştığımızı belirtmek isteriz. Ve bu blog yazımızı okumadan önce Film Yapımında; Film Finansmanı, Sponsorluk ve Marka Yerleştirme, Bölüm 1 ve Bölüm 2 başlıklı yazımızı mutlaka okumanızı tavsiye ederiz. Ayrıca bu blog yazısı serimiz bu konularla ilgili olan herkes için birçok soruya cevap olacaktır ancak bilinmelidir ki bu cevaplar ciddi ve büyük bir araştırmanın ve deneyimlerimizin en özet halidir.

Sinema Filmi Sponsorluk süreçlerini bağımsız yapımcılar daha çok tercih ettiği için bu konuyu biraz daha derinlemesine sizlere anlatmak isteriz. Birleşmiş Milletlerin yasalarına ve devletlerin anayasalarının hemen hemen tamamına göre sanat eserleri desteklenmeli ve toplumun ilerlemesine katkı sağlayan yaratıcılık eserlerinin geliştirilmesine katkı sağlanmalıdır. Bu konuda tüm dünya devletlerinin yasalarla oluşturulmuş teşvik edici tutumları söz konusudur diyebiliriz. Genel olarak Amerika’da bu konuya çok ciddi hakim olan markalar neredeyse adı geçsin geçmesin sanat eserlerini daima desteklerler ve onlara her açıdan sponsor olurlar. Bir ülkede evrensel markaların, sporun, sanatın, kültürel faaliyetlerin gelişmiş olduğunu görüyorsanız bu muhakkak devletlerin ve markaların sinema sektörüne direkt veya dolaylı destekleri ile gerçekleşiyor. Amerika gibi dolaylı destek veren devletler söz konusu olduğunda marka bilincinin gelişmiş olduğunu söylemek yanlış olmaz. Marka bilinci gelişmiş ise tüm markalar ülkelerinde ki sanat eserlerine daha çok destek oluyorlar. Çünkü biliyorlar ki toplumları ve dünya bu sayede markalarını çok daha kolay tercih ediyor ve markalar çok hızlı bir şekilde büyüyor. Markalar bu işi o kadar çok ciddiye alıyor ki kendi markaları üzerine sinema filmleri yapılmasını bile organize edebiliyorlar. Çünkü markaların kullandığı iletişim araçlarının hemen hepsi geçici ve popüler kültür ürünü gibi çok çabuk tüketilip yok oluyor. Uluslararası evrensel marka olmanın birinci kuralı haline gelmiş yaklaşım ürünlerinden önce marka değerini arttırmak üzerinedir. Dünya da tanınan ancak ne iş yaptığı tam manası ile açıklanamayan yüzlerce dünya markası sizlere sayabiliriz. 

Bulunduğumuz çağ sübjektif değer ekonomisi ile yönetiliyor. O sebeple değer verilen ve talep olmak için insan odaklı olma zorunluluğu yadsınamaz. İnsan odaklı olur, müşteri deneyimini içerikler üzerinden yaşatırsanız, toplum markaya değer vermeye ve o markayı talep etmeye başlıyor. Bu sayede marka değeri dediğimiz konu çok daha ciddi şekilde yükselmiş oluyor. Markaların talep edilmelerini sağlayacak ve değerini arttırma problemini ortadan kaldıracak günümüzde kanıtlanmış en doğru çözüm filmlere sponsorluk yapmak veya marka yerleştirme yapmaktır. Tabi eğer markanızı bir içeriğe dönüştürecek fikriniz yok ise. Bu noktada markalara önerimiz kesinlikle içeriklerle (sinema-dizi-video vb.) birlikteliklerini geliştirin. Mümkünse markalar iletişim bütçelerinin büyük bir kısmını branded-entertaiment dediğimiz markalı eğlence sektörüne yönlendirmelidir. Geleneksel reklamcılıkla marka olma şansı gün geçtikçe azalıyor ve neredeyse yok oluyor diyebiliriz. Bu konuda uzman profesyonel bir ajansla markalara değer katmak ve talep edilir hale gelmek çok daha etkili bir yöntem. Konumuzun ana hatlarına dönecek olursak bağımsız yapımcılar için sponsorluk hayati önem taşıyor diyebiliriz. Bağımsız yapımcılar konusunda sponsorların en çok yakındığı konu ise verdikleri ücretlerin genel olarak karşılığını pek görememeleri diyebiliriz. Bu problemin en büyük sebebi genelde firmaların gerçek manada bu konularda profesyonel bir ajansla çalışmayıp, kendi kararlarını vermeleri diyebiliriz. İyi işi, doğru projeyi, kendilerine en faydalı projeyi seçme konusunda yetersiz kalabiliyorlar ya da yeteri kadar projeden haberdar olamıyorlar. Mesela bizim ajansımız özellikle Türkiye ve çevre ülkelerde üretilmesi muhtemel hemen hemen tüm sinema filmlerini çok ciddi bir şekilde takip sistemi oluşturmuştur. Bu sayede filmlerin daha yapımına başlamadan haberdar olup en doğru projeyle en doğru markaları bir araya getirebiliyor. Bu süreçleri doğru yönettiği için markalar efektif sonuçlar alabiliyor. 

Sponsorluk sinema filmlerinde yapımcılar açısından yüksek kazançlar getirse de bir yapımın tüm bütçesini karşılamaya asla tek başına yetmez. Genel olarak bir filmin maksimum yapım bütçesinin yarısına sponsor bulanabilir. Bu rakam yapım ve filmin iletişime ayrılmış bütçesinin büyümesine göre de değişiklik gösterecektir. Bir sinema filminin bütçesinin 10 milyon TL olduğunu düşünelim, iletişim bütçesinin de 4 milyon TL olduğunu böyle bir durumda filme %50’si kadar sponsor bulabilirsiniz. Çünkü sponsor firma bilir ki filminizden çokça bahsedilecek. Bu durum da sponsordan bahsedilme olasılığını da doğal olarak arttırmış olacak. Sponsorluk konusunda eğer doğru bir şekilde hazırlanmış bir proje nasıl olur diye sorarsanız, kısaca doğru şartların neler olduğunu sıralayalım; Filmin hikayesinin çok iyi olması, filmin yüksek izlenme şansının bulunması ya da kaliteli yapılarak sanatsal değerinin yüksek olması, hedef kitlesi, doğru oyuncularla, ekiple ve ekipmanla çekilmesi, yayınlanacağı tarih, sponsora kazandıracağı iletişim değerlerinin doğru hesaplanmış olması ve en önemlisi filmin iletişim bütçesi. 

Buraya daha birçok şartta yazabilirdik ancak o şartların oluşup oluşmadığını bizim gibi profesyonel ajansların incelemesi ve analiz etmesi çok daha doğru. Çünkü yazdığımız her madde kendi içinde onlarca kitap konusu. Mesela “doğru hikaye” diyoruz. Doğru hikayeyi anlamak için çok ciddi eğitimlerden geçmek gerektiğini sanırım hepimiz biliyoruz. Bize çok güzel gelen bir hikaye sinemaya çoğu zaman doğru uyarlanamıyor. O sebeple Oscar ödüllerinden biri de en iyi uyarlama senaryoya verilir. İyi hikayeyi sadece anlamak yetmiyor, bunun nasıl sinemaya uyarlanacağı konusunda da çok dikkatli çalışmalar gerekiyor. Yazımızın özet halinin bile uzun olacağını o sebeple söylemiştik ☺

 H.A.

İlgili Yazılar