Scroll to top
© 2019, b.i.r Agency | Brand in Royalty
Share
en tr

Marka ve Ürün Yerleştirme’nin Farkı

Ürün Yerleştirme mi? Marka Yerleştirme mi? Şu ara markaların iletişim dünyasında çok popüler olan product placement ya da ürün yerleştirme piyasasında standartlar gün geçtikçe oluşmaya ve gelişme göstermeye başlıyor. Günümüze baktığımızda ürün yerleştirme kavramı kendi sektörü içinde yer edinmeye başladı. Eskiye oranla daha çok ivmelendiğini söylemek mümkün.

Yine de çok hızlı bir şekilde geri dönüş alınamadığı için markaların ciddi tereddütle yaklaştığı bu yeni iletişim şeklinin şimdi de adı konusunda tartışmalar yaşanmaya başladı. Oluşan piyasanın dünyadaki tam adı branded entertaiment yani markalı eğlence sektörü; ancak bu markalı eğlence sektörü kelimesi film sektörüne gelindiğinde product placement yani ürün yerleştirme adını alıyor. Bilindiği gibi yeni yeni yerleşmeye çalışan kavramların adları konusunda her zaman sıkıntılar yaşanmıştır.

Marka ve Ürün Yerleştirme

Bu yüzden birçok konuda yaşanan kavram kargaşası maalesef bu konuda da yaşanıyor. İçerik sahipleri bir içeriği üretirken çeşitli ürünlere ihtiyaç duyuyorlar; ancak günümüzde markalaşmamış ürün neredeyse hiç yok diyebiliriz. Üstüne üstlük markaların çoğu sadece logosu ile değil ürünlerinin ambalajı, şekli, rengi, dizaynı gibi birçok unsur sayesinde ürün olmaktan çıkıp markalı ürün oluyorlar. Artık marka piyasaya sürülen ürünün işlevsel amacının da ötesine geçip, o ürünün değerini arttıran bir isim haline gelmeye başladı.

Bu sebeple, herhangi bir içeriğe ürün yerleştirme yapıldığında, bu yapılan iş marka açısından da bir anlam taşıyorsa o iş marka yerleştirme olmuş olur çünkü ürünün markası hiçbir şekilde anlaşılamıyorsa o işi yapmanın yani ürünü içerik sahibine vermenin de bir anlamı olmayacaktır. O zaman marka açısından sıkıntı olan şey ürün yerleştirme değil markalı bir ürün yerleştirme yapmaktır diyebiliriz. Hatta daha doğru kullanım, ürün yerleştirme yerine direkt marka yerleştirme dememizdir. Şimdi sadede gelecek olursak, içerik sahipleri bir ürüne ihtiyaç duyuyor veya ücret karşılığı ihtiyaç duyduğu ürünün markalı olanını kullanmak istiyorsa, her iki durumda da ürünü tedarik edecek olan marka, ürününden çok markasına ne kadar fayda sağlayacağını düşünecektir. Hatta satışlarına yansıyacak fayda da en az bunlar kadar önemli bir konudur. Bu nedenle, bir pazarda o markadan haberdar olanların sayısı arttıkça, pazar payının artma olasılığı da aynı şekilde artacaktır. Pazar payının yüksek olması da markanın kârını arttıracaktır.

Doritos

Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, hiçbir marka hiçbir şekilde markasının algılanmasının söz konusu olmadığı yere asla ürün yerleştirme yapmayacaktır. Sadece ve sadece marka yerleştirme yapıldığı takdirde markalı ürününü verecektir. Aslında denklem bu kadar basittir. O sebeple dünyada product placement yerine brand placement kullanılmaya başlamıştır. Bu da ürün yerleştirme tanımının doğru bir kullanım olmadığını gösteren adımlardan bir tanesidir.

Bu yüzden şimdi siz söyleyin, ürün yerleştirme yerine marka yerleştirme terimini bundan on sene önce herkesten önce kullanmaya başlayan ekibin kurduğu ajansımız nasıl olur da kendisiyle övünmez? Dünyaya terimin doğrusunu herkesten önce biz hediye etmiş olduk. Doğrusu ürün yerleştirme değil b.i.r Ajans’ında dediği gibi marka yerleştirmedir.

İlgili Yazılar